Haberler
--------------------------------------------------------------------------------------
Bugün konuk olarak Kurtlar Vadisi Gladio filminin basrol oyuncusu Musa Uzunlar, nam-i diger Iskender Büyük ile beraberiz.
Kendisine, kisisel hayati, sosyal hayati, meslek hayati ve Gladio ile ilgili sorularimizi yönelttik.
-Seyirciler Musa Uzunlari merak ediyor…
-1959 Antalya dogumluyum. 1983’te Mimar Sinan Üniversitesi tiyatro bölümünden mezun oldum. Ayni yil devlet tiyatrosuna basladim halen bu görevi devam ettiriyorum.
Su anda da dogdugum topraklarda KV Gladio filminin sonlarinin çekimindeyiz. Bu da ayri bir heyecan vermekte bana.
Insani en güzel anlatan bir sanat dali olan tiyatronun içinde, tiyatronun ve oyunculugun bir parçasi olan kameranin önündeyim. KV Pusu’daki Iskender’i, Gladio filminde de devam ettiriyoruz...
-Tiyatro ve sinema tüm hayatinizi kusatmis durumda galiba…
-Kisisel ve sosyal hayatimi kusatti. Agirlikli olarak evet diyebilirim. Kendime zaman ayirmaya çalisiyorum…
-Hobileriniz…
-Her zaman belirledigim hedeflerim vardir. Bir uçurumun dibine inmek, Bogaz’da yüzmek, yamaç parasütü yapmak, jamping gibi seyler…
Yeri geldigince gerçeklestirmeye çalisirim. En sonuncusu Bogaz’da karsidan kasiya yüzmekti.
2oo7 de Olimpiyat Komitesince temmuz ayinin ikinci haftasinda yapilan yüzme yarislarinda. Kanlica’dan Kuruçesme’ye kadar yüzerlerken, ben Kanlica’dan baslayip, ikinci köprünün altindan geçip Rumeli Hisarindan çiktim.
-Korkmadiniz mi? Korkulariniz, fobileriniz yok mu?
-Fobim yok ama var ise de bilmeden üstüne gidiyor olabilirim. Uçurumun dibi, yamaç parasütü, Bogaz’da yüzmek… Niçin yapmak istedim? Asmam gereken duygularim da olabilir. Bilemiyorum duygularin derinligine inmek gerek.
Ama dogayi seviyorum, duyumsamak istiyorum… Müthis bir doga sevgisi var bende.
-Bilinçli olarak mi tiyatro bölümünde okumak istediniz?
-Üniversite sinavinda istedigim bölüme girmedim. Ama suur altimda yerlesmis bir seyler de olabilir.
Oyunculuk için devlet tiyatrolari Antalya’ya gelmisti. Ben de merak ettim, ilgilenmek istedim.
Verilen rolü çalisirken, elimi ayagimi vücudumu degisik sekilde duyumsadim. Müthis bir keyif verdi bana.
Çok etkilendigim bir film oldugunda temel karakteri biraz sürdürürdüm. Evde ne oluyor dediklerinde çaktirmamaya çalisirdim… Bunlari keyifle yasadigimi animsiyorum.
O zamanlar da Alain Delon tarzi filmler revaçtaydi.
-Pana Film ile yollariniz nerede ve nasil kesisti?
-Devlet tiyatrosu, özel tiyatro, turneler derken çok yogun bir tempomuz vardi. Senaryo geldiginde Iskender Büyük karakterinden çok etkilendim. Çok güzel malzeme veriyor oyuncuya. Ayrica bir oyuncu kendisini çok yenilemek istemez veya ben öyle yapiyorum.
Iskender Büyük farkli bir karakter, keyif veriyor bana. Benim dogal yapimdan çok çok uzakta bir karakter.
Onu denemek, onu arastirmak, onu oynamak istedim.
Benim naif bir karakterim var. Benim için terslik olusturan bir karakter. Bu zitlik beni daha çok çekti…
Pana Film, reji bana güvendiler ben de onlari yaniltmamaya, sasirtmamaya çalistim.
-Basarili da oldunuz…
-Tesekkür ederim…
-Kurtlar Vadisi pusu’da oynarken bu karakterin bir gün sinema filmi haline gelecegini ve basrol oyuncusu olacagini düsündünüz mü?
-Hayir… Hiç düsünmedim…
-Çok yoruluyor musunuz?
-Iskender Büyük’ün gençligi yordu yaslandirdi beni, yasliligi ile aram çok iyiydi. Baya siki bir gençligi varmis…
O elli bes dogumlu. Karsilastigim ilk tuzak gençlik sesi oldu. Yeni bir ses karakteri olustu. Daha hizli konusan ve genç bir ses tonu…
-Seyirci merakla bekliyor Iskender Büyük’ten neler gelecek diye.
-Ben de bilmiyorum!
Hiçbir zaman bir karakteri elestirmemisimdir. Elestirmek, sevdirmek, nefret ettirmek oynadigimiz oyun disinda seyirciye kalmis bir sey.
-Biz onu yaptigi her seyi ile tamamiyla anlayarak onu hissettigimiz gibi yaptigi her seyi anlayarak oynamayi tercih ettik. Simdi de gençliginde bunu deneyimliyorum. Bunun da sonuna geldik yavas yavas.
-Iskender Büyük’te Mustafa Uzunlar karakter ve yapi olarak bir seyler bulabiliyor mu?
-Temelde, özünde insanlarin hepsi aynidir. Asil farklilik back-round’umuzda, yasadigimiz olaylarda. Kimse kendi arkasini görmez.
Iskender Büyük’ün back-round’unda kendisinin getirmis oldugu bir yasanti var, dünya görüsü var. Dogru ya da yanlis, iyi ya da kötü o beni çok ilgilendirmiyor. Sadece o back-round’daki Iskender’i anlayip onu hayata geçirmek ve onu yansitmak benim görevim. Elimden geldigince onu yapmaya çalistim.
-Örtüsen tarafiniz yok mu?
-Astigi astik, kestigi kestik gibi görünen Iskender Büyük centilmen bir adam. Iskender’in kadinlarla diyalogu da kötü degil!
Ben de centilmen birisiyim veya kendimi öyle görüyorum. Bunun yani sira Iskender, tuttugunu koparmaya çalisan birisi. Hedeflerine ulasmak için her yolu deniyor.
-Musa Uzunlar’da var mi bu özellik? -
-Benim kendi adima koydugum, bireysel hedefler. Benzerlikten bahsederken onu oraya getiren sartlar önemli. Niçin öyle bir ortamda yasadi, bizim yasamadiklarimizi yasadi?
Bir seylerden, baska kisilerden etkilendi kendi dünya görüsünü olusturdu ve kendi dogrultusunda gidiyor gibi geliyor bana.
-Pana Film’de ve çalisma ekibinizde farkli bir seyler görüyor musunuz?
-Burada biz bir aile olduk. KV Pusu’da 30-40 bölüm çalistik. 21 Haziran itibariyle de Gladio’yu çekiyoruz.
Çok daha detayli ve çok daha fazla emek sarf ediyorlar ve en iyisi yapilmaya çalisiliyor olabildigince.
Keyifli ve yogun bir sekilde de gidiyor.
An be an egleniyoruz, yoruluyoruz. Ben keyif aliyorum bu birliktelikten.
-Aksiyon sahneleri için özel bir çalisma yaptiniz mi? Ders aldiniz mi?
-Deneyimli ve profesyonel arkadaslar yardimci oldular, yol gösterdiler.
Silah ve bir yerleri basma konusunda teknik ve taktik görüslerinden faydalandik, diger sekilde, fiziksel olarak zamanimiz olmadi.
-Çekim sirasinda sizi taniyamadim. Musa Bey nerede diye sormak zorunda kaldim. Sizi isaret ettiler. Sasirdim.
Daha da gençlesmis gördüm sizi.
Bu görüntü için ne yaptiniz? Psikolojik olarak sizi etkiliyor mu?
-Piyanonun basina geçince haliniz degisiyor ya da spor ayakkabi giyince haliniz degisiyor. Tabi ki silahi tutunca, o kiyafetleri giyince, aynaya baktiginiz zaman biraz daha genç görününce haliyle daha da dik duruyorsunuz!
Psikolojik olarak mutlaka etkisi oluyor. Sakalinizda beyaz varsa simdi yok, saçlariniz siyah, operasyona gittiginiz arkadaslariniz çok daha genç, diyalog kurduklariniz devlet büyükleri degil kendi ekibinizdeki insanlar.
Bu da dogal olarak yansiyor.
-Kurtlar Vadisi Irak Dünyada ses getiren bir film oldu. KV Gladio’da genis bir hinterlandi ve Türkiye ile birlikte Amerika’yi da ilgilendiren bir film.
Dünya piyasasinda ses getirir mi?
-Gladio’nun telaffuz edilmesi ile birlikte insanlar arastiracaklar. Bence Iskender Gladio’nun oyuncagi olmus gibi görünüyor. En azindan olmamaya çalisiyor baçk-round’unda. Dogal olarak Politika ile ilgilenenler bunu ne kadar oyuncagi olup olmadigi konusunu ve Amerika’nin pozisyonunu sorgulayacaklardir diye düsünüyorum. Tabiiki bununla birlikte Türkiye’nin de.
Amerika’yi ilgilendiren dogal olarak tüm dünyayi ilgilendirecektir.
Tartisilacagini, yorumlanacagini ve ses getirecegini düsünüyorum.
-Gladio vizyona girmeden ciddi manada ses getirdi. KV ve Iskender hayranlari bu filmde neler görecek.
-Ben de bilmiyorum... Yogunluk olarak tanidiklari Iskender’den daha degisik bir Iskender görecekler. Belki de Iskender’i daha iyi anlayacaklar. Belki daha çok nefret edecekler, belki de daha çok sevecekler.
Ama daha çok seveceklerini düsünüyorum.
En azindan back-round’unda, hizmeti sirasinda niyeti belli.
-Iskender karakterinin kisa sürede tutulmasini neye bagliyorsunuz?
-Baslangiçta bu karakteri oynarken bütünün içerisinde Iskender’in omurgasini olusturma konusunda fazla bilgiye sahip degildim. Asagi yukari biliyordum fakat oynadikça ve senaryo geldikçe Iskender ile tanistim. Ne yaptigi çok fazla belli olmayan bir adam…
Dizide bir sürü karakter kaliteli oyuncular tarafindan çok güzel oynandi.
Iskender’e acaba degisik ne sekilde yaklasilirsa etkili olabilir baglaminda bir sekil olusturduk. Sesi ile tarzi ile bu sevildi ve bundan sonra da erk’i sevildi, enerjisi sevildi. Ben böyle düsünüyorum.
-Sesi nereden çikti?
-Iskender Seker hastasiydi, ölüme yakin bir insandi eyvallahsizdi, haliyle bu da konusmasina yansiyor. Konusma stili olarak da askerlik dönemindeki bir üstegmenden esinlendi.
-Son sorumuz Türk sinemasi ile ilgili. Son dönem Türk sinemasi ve filmleri hakkinda ne düsünüyorsunuz? -En azindan iyi örnekler çogaldi, az da olsa. Basyapitlar örnek teskil ediyor.
Iyi ve kötü birbirinden daha güzel ayriliyor. Siradanlik ve Türk Filmi deyimi yavas yavas kalkacak ve Türk sinemasi çok güzel bir yere gelecek. Tabii burada ekonomi de çok önemli. Ekonomi ne kadar düzgün olursa kaliteli yapitlar da artacaktir.
-Musa Bey çok tesekkür ediyorum, basarilarinizin devamini diliyorum. Merakla bekliyoruz Gladio’yu...
-Ben tesekkür ederim. Size de iyi çalismalar diliyorum.
Ropörtaj: Mustafa Sami Atalay
--------------------------------------------------------------------------------------
Kurtlar Vadisi Gladio'da müthis sürpriz
|
Yazete 'den ve kurtlarvadisi-pusu-1.tk okuyucularina müthis sürpriz...
Bütün Türkiye'nin merakla bekledigi Kurtlar Vadisi Gladio filminin Iskender'i Musa Uzunlar yarin yazete 'de ve kurtlarvadisi-pusu-1.tk 'de.
Musa Uzunlar'in, Iskender'i, Gladio'yu ve kendisini anlattigi bu çok özel röportaji sakin kaçirmayin!..
|
--------------------------------------------------------------------------------------
Kurtlar Vadisi Gladio su perdesinde
|
Kurtlar Vadisi Gladio’nun fragmanlari Türkiye’de ilk kez kullanilan bir yöntem olan su perdesiyle, Haliç’te izleyicileriyle bulusuyor.
Film tanitimlarini televizyonda izlemeye aliskin olanlar için büyük bir sürpriz olan bu gösteride, Kurtlar Vadisi - Gladio’nun fragmani, sudan olusan bir perde üzerine yansitiliyor.
Isiklisu Havuz Sistemleri tarafindan Feshane’ye kurulan dev su perdesinde Iskender Büyük’ü canlandiran Musa Uzunlar’i görenler, saskinliklarini gizleyemiyorlar.
“Kurtlar Vadisi - Gladio”da basrol, Kurtlar Vadisi Pusu’nun efsanelesen karakteri Iskender Büyük’ü canlandiran Musa Uzunlar’in. Film, Iskender Büyük karakterinin hayat hikayesi ekseninde, 90’li yillarin basindan bugüne, Türkiye yakin tarihinin önemli olaylarina isik tutuyor.
Senaryosunu Kurtlar Vadisi’nin senaristleri Raci Sasmaz, Bahadir Özdener ve Cüneyt Aysan’in yazdigi “Kurtlar Vadisi -Gladio”nun yönetmenligini Sadullah Sentürk yapiyor.


|
--------------------------------------------------------------------------------------
Necati Sasmaz Erolkoçanla bulustu

Kurtlar Vadisi Pusu'nun Polat Alemdari antalyaholding sirket kurucusu erol koçanla bir araya geldi.Muhtesem gecede Kenan Çoban ve Gürkan Uygunda vardi
Keyifli geçen gecede Necati Sasmaz Erol bey buranin mimarlarindandir.Herzaman destek çikmaya hazirim dedi.Vadiyle ilgili Polat'in akibeti ne olacak sorusuna ise hayatta aksiyonlu olarak dizimiz devam edecek dedi
Sonsayfa
--------------------------------------------------------------------------------------
Abdülhey konustu...
Fenomen dizi Kurtlar Vadisi’nin Abdülhey’i Kenan Çoban ile futbol üzerine çarpici bir röportaj gerçeklestirdik.. Sorularimizi içtenlikle yanitlayan ünlü oyuncu, hiç bilmediginiz yönleri ve samimi açiklamalariyla karsinizda…

GÜNDE 3 SAAT TOP OYNARDIM
Futbol oynadiginiz dogru mu?
Evet, futbola asiri düskünlügüm vardi, günde 2-3 saat kadar top oynardim.. 19 yasima kadar böyle devam etti. Lise bitince Antalya’da hali saha isletmeye basladim, futbolla sürekli iç içeydim. Sabit, her takimda yerim vardi. Is saati el verdigince günde 2-3 maç yapiyordum. Oyunculuga baslayinca eskisi kadar oynayamaz oldum. Sakatlanma riski oldugu için ancak tatil döneminde futbol oynuyorum. Bazen dizi ekibiyle bazen de futbolcu arkadaslarimla zaman geçiriyorum.
Hangi futbolcularla oynuyordunuz mesela?
Mehmet Sedef, Gökhan Gönül, Ali Eren, Iskender (Kartalspor) gibi arkadaslarimla oynadigim oluyor..
FUTBOLCU OLMA DEDI BEN DE OYUNCU OLDUM
Onlar sizin performansinizi nasil buluyorlar?
Bir arkadasim 2-3 ay kampa girdigim takdirde oldukça basarili olabilecegimi söyledi. Uzun süredir ayagima top degmemesine ragmen son oynadigim maçta begendiler.. Iyi bir sol ayagim oldugunu söylerler.. Babam futbolcu olmama karsi çikinca ben de oyuncu oldum..
TRABZON’A SEMPATIM VAR
Hangi takimlisiniz?
Takim tutmuyorum, bütün takimlara sempatim var ancak bunlarin içinde en yakin hissettigim Trabzonspor..
Trabzonspor’un sampiyonluk hasreti bitecek mi ?
Aslinda sezona iyi basliyorlar fakat sonunu getiremiyorlar.. 1996’da Senol Günes döneminde kaybettikleri sampiyonluktan beri toparlayamadilar.
Sizce bu sene sampiyonlugun en güçlü adayi kim?
Trabzonspor
Rakipleri bu kadar iyi transfer yaparken Trabzon sampiyon olabilir mi?
Ona bakarsaniz geçen sene de Fenerbahçe ve Galatasaray flas isimler transfer ettiler ama bekleneni veremediler.. Nitekim geçen sene sampiyonluk Sivas’in hakkiydi.. Çok iyi giderken bu düsüsü anlayamadim..
MOR FORMAYI BEGENMEDIM
Bu sene Galatasaray’i nasil buluyorsunuz?
Gayet iyi transferler yapildi. Son Nethenya maçindaki performanslari iyiydi. Tek begenmedigim sey mor formalariydi.
Mor forma Galat’lardan geliyor ve korkusuzlugu simgeliyormus..
Galatasaray zaten korkusuz bir takim, bu renge ihtiyaci yok.. Galatasaray lig maçlarinda sikinti yasamaz. Kadro iyi ve zamanla oturacak..
ARDA BASARIR
G.Saray’da en begendiginiz futbolcu?
Arda Turan’i begeniyorum..
Arda’nin kaptanligini nasil degerlendiriyorsunuz? Sizce bu yükün altindan kalkabilir mi?
Sans vermek gerekiyor, yetenegiyle kaldirabilecegini düsünüyorum.. Emre de genç yasta büyük sorumluluk aldi ve basarili oldu…
Fenerbahçe’nin tekrar Daum’la çalismasi dogru bir karar mi?
Türkiye’yi taniyor olmasi bir avantaj..
Fener’de en çok begendiginiz oyuncu?
Gökhan Gönül.. Lig maçindan önce de iki tane asist yapti.. Onun disinda Semihi de begeniyorum..
ERTUGRUL GÖNDERILMEMELIYDI
Bu senenin sampiyonu Besiktas’la ilgili neler söyleyeceksiniz?
Ben Ertugrul Saglam’in devam etmesini isterdim. Yillarca o takim için oynadi ve emek verdi. Gönderilmesi kesinlikle bir hatadir..
Denizli bu sene Besiktas’i sampiyon yapti?
Denizli de iyi bir hoca ama ben Fenerbahçe’yi çalistirmasini isterdim. Besiktas’in basinda Ertugrul Saglam kalmaliydi diye düsünüyorum.
TÜRKIYE’NIN EN IYISI
Genel olarak Türk futbolunun gidisatini nasil buluyorsunuz?
Türk futbolcularin bugünkü mücadele ve azmini gerçekten takdir etmek gerek. Çok basarili buluyorum. Fatih Terim’in emegini de göz ardi etmemek gerekir. Mesela, Hakan Sükür’ü göz ardi edemezsin. 2 maç kötü oynayabilir ama Türkiye’de gelmis geçmis en iyi futbolcudur.. Kötü oynadigi zamanlar olabilir ama olmayinca da her zaman onu arariz. Bir baskasi gol kaçirdiginda tam da Hakan’in yeriydi deriz.. Tanju Çolak’i Ridvan Dilmen’i göz ardi edebilir misin?
Milli takim sizce basarili mi?
Milli takimin yadsinamaz bir yükselisi var. Avrupa Sampiyonasi’nda maglup durumdan maçlar çevirdik. Bunu azim, inanç ve çalismayla gerçeklestirdik.. Bülent Korkmaz’in kolu kirilarak UEFA finalinde sakat oynadigina sahit olduk. Galatasaray Avrupa’daki çitayi yükseltti.
MAÇI SATSAM ÖYLE VURMAM!
Del Piero’nun hazirlik maçinda Aston Villa'ya karsi kaçirdigi penaltiyi yazete.com’da izleyen Kenan Çoban bir hayli sasirmis.. Ben sormadan kendisi anlatmaya basladi..
Del Piero’nun penalti kaçirmasi yakisiyor mu? Amatör adam getirsen o sekilde penalti çekmez.. Ben atamadim diye mazeret olmaz. Maçi satsam öyle vuramam. Profesyonel bir oyuncu o penaltiyi kaçirmaz..
Sizce Türkiye’ye gelen en iyi yabanci futbolcu kim?
George Hagi.
En son ne zaman futbol oynadiniz?
Bir ay önce 120 dakikalik bir maç yaptik.
Futbolda tahammül edemediginiz sey nedir?
Futbolcunun kosmamasi, mücadele etmemesi kabul edilemez. Futbol 90 dakika degil düdük çalana kadardir. Futbolun 90 dakika olmadigini son Avrupa Sampiyonasi’nda gördük.
Futbolseverlere bir mesajiniz var mi?
Maçlari bir futbolsever olarak izleyelim ve takimimizi desteklerken stada girip çikarken maçlari kardeslik içerisinde tamamlayalim..
En büyük hayalim, Galatasaray, Fenerbahçe, Besiktas ve Trabzonspor taraftarlarin birarada maç izleyebildiklerini görmek.
Yazete






--------------------------------------------------------------------------------------
Habertepe'de Çeto röportaji
Kurtlar Vadisi Dizisi’nin ezik, kabullenici, itaatkar, zeki, öngörülü Çeto’su, Çeto Baskani ölmek istiyor. Dizide neden ölmek istedigini bu söyleside anlatti..
Herhangi biriniz gelip bana “neden Sefik Onatoglu ile röportaj yaptiniz ki, Eskihisar’da ‘Agir Abi’ filmini çekmeyecek olsaydi da akliniza gelir miydi Sefik Onatoglu ile röportaj yapmak” diye soracak olursa, verecegim cevap kuvvetli bir evet olacakti. Kimilerince bir fenomen, kimileri içinse “tu kaka” olan Kurtlar Vadisi Dizisi’nin ezik, kabullenici, itaatkar, zeki, öngörülü Çeto’su… Gencecik bir tiyatro oyuncusu!
Sefik Onatoglu kimdir?
(Derin bir ohh çekiyor önce) Sefik Onatoglu 1984’ün 13 Ekim’inde dünyaya gelmis bir ademoglu. Gelecekle ilgili planlari, kaygilari olan; sevdigi isi en iyi biçimde yapma ugrasinda olan bir tiyatro oyuncusu. Müjdat Gezen Okulu’nda 4 yil egitim almis ama egitim sürecinin devam ettigini, deneyimli tiyatro ustalari ile birlikte oynamanin bu sürecin en önemli parçasi oldugunu düsünüyor.
Tiyatro’ya nasil ve ne zaman basladin?
Tiyatroya daha çocukluk yillarimda baslamadim! 18 yasimdaydim ve annemin bütün karsi çikislarina ragmen babam beni Mersin Sehir Tiyatro’sunun kurslarina gönderdi. Çok keyif aliyordum ama dogrusu ya beklentilerimi karsilayabilecek bir gelecek hayali de kurmuyordum o dönemde. Hatta ciddi bir oyunda rol alabilecegim konusunda dahi kaygilarim vardi…
Peki o zaman nasil oldu da Mersin Sehir Tiyatro Oyunculuk kursiyerliginden bugüne gelebildin?
Hani derler ya kader aglarini örmeye baslamisti. Sahneye konulan bir oyun vardi. Ben o oyunda sadece castta vardim o kadar. Yedek oyuncuydum anlayacagin. Oyun birçok kere sahneye konuldu ve ben yedek kulübesini beklemeye devam ettim. Ta ki o güne kadar!
Hangi güne kadar?
Tavsan rolünü oynayan bir arkadasimiz vardi. Özel birtakim gerekçelerle ekipten ayrilmisti. Hocamiz streste. Ne yapacagini düsünüyor. Hatta kendisi bile oynamayi düsünmüstü tavsan rolünü.
Neden ama; sen yedek oyuncuydun, castta yer aliyordun…
Evet ama demek ki bir isik görmemis bende.
Sonra ne oldu..?
Oyun çok yaklasmisti. En azindan yaklasan o oyunu kurtarmak adina bir kerelik sen oyna bari dedi. Ben de oynayayim bari dedim. Sonraki oyunda da ben oynadim, bir sonrakinde de, daha sonrakinde de… O gün bugündür oynuyorum.
Istanbul yolculuguna nasil karar verdin?
Aslinda bu net olarak ben Istanbul’a gidiyorum bohçami alip seklinde bir karar degildi. Müjdat Gezen Sanat Okulu’nun sinavlarinda basarili olmak zaten bu süreci de beraberinde getirdi.
Müjdat Gezen Sanat Okulu pek çok yetenekli tiyatrocunun kesfine de sebep olan bir okul.
Egitim sikintili oldu mu senin için?
Aksine çok ama çok keyifliydi. Tabii bu isi sevdiginiz için öyle. Söylemeden geçemeyecegim; biz orada çok ciddi bir egitim aldik. Ders aralari bile neredeyse yok denecek kadardi. Türkiye’nin gerçek tiyatro ustalari ile geçen 4 yil. Ustalarima, hocalarima www.habertepe.com araciligi ile bir kez daha saygi ve minnet duygularimi iletmek isterim.
Sefik Onatoglu Müjdat Gezen Sanat Okulu’ndan sonra bir hedef çizmis miydi kendine?
Gidecegi liman belli olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmezmis degil mi? Açikcasi tabii ki meslegimi en iyi yerlerde icra etmek, para kazanmak ve hayatimi idame ettirmek gibi beklentilerim vardi. Yalniz düssel beklentiler degildi bunlar. Öyle ya her yil ortalama 200 civarinda genç yetenekli arkadas tiyatro camiasina katiliyor. Bir de önceden zaten camiada olanlar… Dolayisiyla en azindan ilk etapta çok fazla sey beklemek sanirim hayalperestlik olurdu.
Izleyiciler seni Kurtlar Vadisi dizisindeki Çetin; nam-i diger Çeto ile tanidilar ve çok da sevdiler. Neler hissediyorsun?
Diziye baslamam, hayatini kazanmak zorunda olan bir tiyatrocunun isini yapmasinin ötesinde bir sey degildi aslinda. Zaten 4 ya da 5 bölüm oynayacaksiniz. Sonra da öldürürüz dediler. Ben de tamam dedim ve böylece basladik. 2007 yiliydi. Halen ölemedim.
Birgün eline gelen senaryoda, o bölümde öldügünü okusan neler hissederdin? Bu seni sonrasi adina korkutur mu?
Kesinlikle hayir. Kurtlar Vadisi dizisinin beni kitlelerle bulusturmus olmasi tabii ki küçümsenecek bir sey degil kariyerim adina ancak eger sadece bir dizi ile varsaniz, oyunculugunuzu ortaya koyabileceginiz tek kaynak olarak görürseniz, baslamadan bitmissiniz demektir. Ne Çeto rolü bana baki ne de Kurtlar Vadisi dizisi tüm zamanlara… Ben bir tiyatro oyuncusuyum ve yeni projeler yeni ufuklarla hatta yeni bir heyecanla sevdigim isimi yapmaya devam ederim.
Ölmeyi ister gibi konustun!
Dogrusunu söylemek gerekirse evet, dizide ölmeyi isterdim. Hatta biz bunu teklif dahi ettik, bizi öldürün dedik.
Peki ama neden? Rating rekorlari kiran bir dizide oynuyorsun üstelik sevilen bir karaktersin. Neden ölmeyi isterdim dedin?
Öncelikle yanlis anlasilmak istemem. Dizide birlikte çalistigim arkadaslarimi da, yapimci firmanin ortaya koymus oldugu is ciddiyeti de kesinlikle dört dörtlük. Ayrica çok ama çok usta tiyatro sanatçilari ile de beraber çalisiyor olmak ayri bir keyif. Fakat bu bir süreç. Hamdim, pistim, yandim gibi bir sey yani. Düsünsenize 2 yil oldu, bu daha ne kadar devam edebilir sizce. Hem laf aramizda gün geçtikçe daha fazla Çeto olmak istemiyorum. Ben Sefik’i geri istiyorum.
Çeto olarak taninmak seni rahatsiz ediyor mu?
Ben Sefik Onatoglu olarak dizide üzerime düsen rolü en iyi sekilde oynama kaygisindayim. Ve bu rol de Çeto Baskan rolü. Çeto Baskan olarak sevilmek ayri bir keyif tabii ama ben yine de Tiyatro Sanatçisi Sefik Onatoglu olarak ismimi pekistirebilmeyi tercih ederim.
Çeto’nun sevdigin ve sevmedigin yönleri nelerdir?
Sevmedigim diyebilecegim… Hmm; keske terör örgütü ile bir baslangici olmamis olsaydi, daha içime sinerdi. Haa ama sevdiklerime gelince… Bir kere zeki bir çocuk, pratik bir zekasi var. Birçok kere Muro’nun basini dertten kurtarmayi bildi. Anadolu’lu bir tip, içimizden biri yani. Devrimci hayallerine karsin bir taraftan da gençlik var serde. Dünya nimetlerinden faydalanmayi da isteyen bir tarafi var. Hepimiz gibi, insan!
Çeto Baskan karakterinden sonra hayatinda neler degisti?
Kendi kendime Bogazda bir banka oturup denizi seyrederken çekirdek yiyemiyorum örnegin. Ya da itis kakis da olsa, sallana sallana da gitse, bir IETT otobüsüne binemiyorum. Yolda gördügüm bir arkadasimin arkasindan "Fatih looo baksana" diyemiyorum.
Özgür olamamaktan sikayetçisin yani; peki sizce bu bir bedel degil mi? Söhretin bedeli!
Kesinlikle katiliyorum. Buna söhret demek pek de hosuma gitmez ama taninmislik diyelim, tabii ki bir karsiligi var.
Her sey mi olumsuz, üç örnek verdin hepsi de özgürlügünün kisitlandigini ima eden örnekler. Hiç mi güzel yani yok taninmisligin?
Var tabi olmaz olur mu? Mesela Mersin’de annemi Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Rahatsizligi ile ilgili olarak MR filmi çekilmesi gerekiyordu. Birlikte gittik. O arada ben Saglik Karnesini saniyorum evde unutmusum. Hemen dönüp- evle hastane arasi iki dakika mesafe- evden aldim. Hastaneye gittigimde annemi göremedim. Gel teyze Çeto Baskan’in annesini bekletmeyelim diye MR’a almislar. Siz, MR için Devlet Hastanesi’nde ne kadar zaman sonraya gün verildigini biliyor musunuz? Gerçi siz doktorsunuz di mi tabii ki bilirsiniz. Herkes gibi sira beklemeyi, gün almayi tercih eden bir yapim vardir aslinda; ama Allah var, konu annemle ilgili oldugu için mutlu olmadim desem yalan olur!
Özgürlük, sosyal adaletçi bir tavir… Yelpazenin ne tarafindasiniz?
Yelpaze mi? Hmmm. Yok ya hava o kadar da sicak degil, aksam serinligi var zaten, yelpazeye gerek yok tesekkür ederim.
Israr ediyorum…
Anlasilan bu sorudan kaçamayacagiz. Peki o zaman. Saka bir yana ben kati softa bir üslupla sucuyum bucuyum deyip sonuna kadar pesindeyim mantiginda degilim. Orta yolcu bir bakis açim var. Türkiye’li olmak bilincinin önemli oldugunu düsünüyorum. “Ne mutlu Türk’üm diyene” veciz ifadesindeki gibi bir milliyetçilik anlayisim var. Kemalist düsünce modelini begeniyorum. (Yalniz Ergenekon diye beni götürecek olurlarsa sizden ricam Eylül’e kadar beklesinler en azindan, filmi ancak Eylül basina bitirebilecegiz.)
Evet, biraz da söz gelmisken sinemadan bahsedelim mi? Muro ilk filmindi. Beyazperdede olmak nasil bir seydi, neler hissettin?
25 yasinda her genç oyuncunun hayalidir bir filminin olmasi. Yine de itiraf etmeliyim ki, yapimci sirketimizin bize film yapacagini ilk duydugumda, hani derler ya; “Haddi lenn” oldum. Senaryo geldi; ben halen inanmamakta israrciydim. Sanki bir sikinti olacak ve çekim iptal edilecek gibi geliyordu. Inanin abartmiyorum, çekim yerleri seçiliyor ben halen bir sikinti olmasa diyordum ki, oldu. Bir gecikme söz konusuydu. 4 günlük bir gecikme yasanacakti. Bu dört gün, zaten bir sikinti bekleyen ben; iste dedim, bitti. Bu is buraya kadar… Oysa olmadi sükürler olsun. Ve gala günü geldi. Gala dedim çünkü o arada geçen çekim dönemi, tabir yerindeyse, rüzgar gibi geçti. Özetle Fatih Bey; “çok keyifliydi”
Veee, “Agir Abi “… Maceraci bir yaklasim mi, ayaklari yere basiyor mu? Nereden çikti Agir Abi?
Çok sevdigimiz bir dost agabeyimiz bizi Eskihisar’a davet etmisti. Sohbet edecek, hasret giderecektik. Bu arada senarist de var aramizda, oyuncu da… Muhabbet esnasinda “ya bir film çekebilsek söyle yüregimizi koyup hep birlikte” diye bir söz geçti. Dost agabeyimiz Sevgili Murat Cirit: “tabii yapin, hatta iste size Eskihisar gibi son derece keyifli bir film platosu, küçük, sicak ve insanlari da size her türlü yardima hazir olacaktir”… Aksam uzun sürdü ve iyi niyet temennileri ile ayrildik. Tam dört gün sonra senarist arkadasimiz aradi ve film çekiyoruz, senaryo hazir. “Agir Abi” dedi… Saskindim ama iste bakin simdi Eskihisar’dayiz ve artik çekimler basliyor.
Bu film için Anadolu tabiriyle imece usulü bir film diyebilir miyiz? Yapimci sirket yok, insanlar emeklerini ve yüreklerini koyuyorlar. Film para kazanirsa, kazanç paylasilacak?
Kesinlikle dogru! Tam anlamiyla bir imece uygulamasi. Biz üzerinde düsündük, yapabilecegimize inandik, karar verdik ve uygulamaya geçtik. Böyle baska bir örnek yapim bilmiyorum inanin. Umut ediyorum Allah emeklerimizin ve çabamizin karsiligini verir ve bu da genç oyuncu dostlarimiz için bir örnek teskil eder.
Gelecege dair bir hedefiniz vardir muhakkak…
Tabii ki, olmaz mi? Dilerseniz bunu bir animla aktarayim. Müjdat Gezen Sanat Okulu birinci siniftayim. Bir sivil toplum kurulusuna gittim. Açikçasi amacim burs istemekti. Orada 60 yaslarinda, bu sivil toplum örgütünün baskani mühendis bir agabeyimiz vardi. Yasiyorsa Allah selamet versin, vefat ettiyse mekani cennet olsun! Bana dedi ki: “evlat bursun çikar mi çikmaz mi bilemiyorum, ben elimden geleni yaparim ama diyecegim su ki; hedeflerini büyük tut. Dünya sadece Türkiye’den ibaret degil. Öyle güzel seyler yap ki, sadece ülkemizde degil dünyanin her yerindeki insanlar seni bilsin tanisin. Sanatini görsün!” Daha güzel bir dilek ve hedef olabilir mi Fatih Bey’cigim?
Umarim hedeflerinize ulasirsiniz. Sevgili Sefik Onatoglu, son olarak; kisa ve orta vadede projeler var mi? Ne yapmak istiyorsunuz önümüzdeki dönemde?
Açikcasi dizi filmlere çok da sicak baktigim söylenemez. Yüregim sinema filmlerinden yana. Bu arada bir TV kanali için sabah programi yapmak istiyorum. Belirli bir televizyon yok ama dogrusu kafamda çok keyifli ve akiskan olacagi konusunda kuskum olmayan, belki Amerika’yi yeniden kesfetmeyecegim ama olmasi gerekenleri nev-i sahsima münhasir bir üslup ve mizahla yapacagim bir tarz var. Insallah gerçeklestirme firsatimiz olur!
Pekala Sevgili Sefik Onatoglu; ümit ediyorum her sey dilediginizce gerçeklesir.
Evet sevgili okuyucular, konugumuz genç bir tiyatro ve sinema sanatçisi sevgili Sefik Onatoglu, nam-i diger Çeto Baskan’di. Keyifli bir ortamda gerçeklestirdigimiz röportajda Onatoglu bunlari söyledi; biz de diyoruz ki: “Gelin tanis olalim / Isi kolay kilalim / Sevelim, sevilelim / Dünya kimseye kalmaz!”
habertepe
--------------------------------------------------------------------------------------
Polat'in sürekli vurulmasiyla vadi olmaz
Baslik ilginç degil mi sevgili okurlar ama yerinde bir söz söyledigimin düsüncesi içerisindeyim.Kurtlar Vadisi Pusu da bile Polat hep kursunlarin hedefi içerisinde
sevgili Raciyle bu durumu görüstüm heyecan katmak yoksa sürekli vurulmasi bizede ters düser dedi.Benim temennim Polat'in yeni sezonda daha dinamik ve canli olmasi.Yoksa sürekli vurulmayla vadi olmaz.
Takvim
--------------------------------------------------------------------------------------
Kurtlar'in Ekim Karari Kesinlesti
Sevgili okurlar bundan önceki yazimda Kurtlar Vadisi Pusu'nun ekim ayinda ekranlara döneceginin bilgisini Pana Film yetkililerinden alip size beyan etmistim.Dün sevgili Raci Sasmaz'in yeni sirketini ziyarete gittim ve sordugumda 1 Ekimde bomba gibi dönüyoruz.Süpriz senaryo hazirladik cevabini verdi.Heyecan artmaya devam ediyor.Hep beraber görecegiz...
Takvim
--------------------------------------------------------------------------------------
Kurtlar Ekimde Dönüyor
Pana Film geçen sezonki gibi bu seferde gelenegini bozmayacak.Bu ayin ortasinda sezon tanitim çekimi ile baslangica geçecekmis
Ramazan nedeniyle reyting alamayacagi dolayisiyla yapimci firma Ekimin ilk haftasi ekrana dönmeyi planliyor.Hiz kesmeden Star tv de devam edecek filmin senaryosu hala sir gibi saklaniyor.Diger yazilarimda bilgilendirmeye devam edecegim....
Takvim
--------------------------------------------------------------------------------------
Türkbükü Kurtlar Vadisi gibi
Kurtlar Vadisi dizisinde kadrodan çikartilan Didem Taslan simdilerde Türkbükü sahillerinde tatil yapiyor. Bodrum asigi oldugunu söyleyen seksi oyuncu, ''Türkbükü Kurtlar Vadisi'ni aratmiyor. Adeta kurtlar sofrasi gibi, çapkinlar etrafta cirit atiyor. Tatilimi bu yüzden kisa kesecegim'' dedi.
Senaryo geregi dizide öldürülen Didem, ''Diziyi dikkatle izlerseniz tam ölmedigim görülüyor. Her an diziye yeniden dönebilirim'' diyordu. Taslan'in, ''Kurtlar Vadisi''nin kadrosuna yeniden girmesi gündemde...
Günes
--------------------------------------------------------------------------------------